Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Zeus

İdeoloji Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

İdeoloji Nedir (Özet)


Siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. En basit tabirle bir ideoloji, düzenlenmiş, yapılanmış bir fikirler bütünüdür.

İdeoloji sözcüğü, destutt de tracy tarafından 18. yüzyılın sonlarında "fikirler bilimi"ni tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. İdeoloji sözcüğünün birçok farklı kullanımı ve tanımı mevcuttur.Bunların önde gelenlerinden biri de marksist ideoloji tanımıdır ki, genel ideoloji tanımından farklıdır.

İdeoloji Nedir (Detay)


İdeoloji her şeyden önce fikir (idée) demektedir. İdeoloji, bir bütün, bir teori, bir sistem, hatta bazan yalnızca bir zihniyet oluşturan fikirlerin tümüdür.

Idéologie kelimesi, Fransız Devrimi süresinde Antoine Destutt de Tracy tarafından ilk kez kullanıldı, ve ilk kamu kullanışı 1796 yılında idi.[3] De Tracy’e göre, idéologie kelimesi yeni bir “fikir bilimi”, yani bir fikir-oloji’yi kastetti.[3] Aydınlanma Çağı’nda tipik olan akılcı bir şevk ile, de Tracy objektif olarak fikirlerin kaynaklarının bulunması imkânsız olmadığını ve bu yeni bilim dalı gelecekte biyoloji ve zooloji gibi istikrarlı bilim dallarıyla aynı statüyü paylaşacağını inandı. Ek olarak, her inceleme t ürünün temeli fikir(ler) olduğuna rağmen, de Tracy’e göre ideoloji bilim dalların en önemlisi olarak kabul edileceğini ileri sürdü.[3] Fakat de Tracy’nin büyük ümitlerinden ziyade, bu terimin özgün anlamı gelecekteki kullanımına çok az etkisi olmuştur.

İdeoloji Teorisi

İdeoloji, bilincin ortaklaşılan bu biçiminin edinilmesinde ortak olan ögenin ne olduğunu açıklaması gereken bir kavramdır. Bunu sağlayan ilişki biçimi, yani ortaklaşılan yaşamın biçimi üzerinden girişilen hemen her teorize etme çabası, belirli bir topluluğun ya da grubun ideolojisini tanımlayan dinamiklerin, genel olarak idelojinin dinamiklerine yayılması yanlışı ile malül olmuştur. Bunun birinci ve en genel nedeni, üzerinde ortaklaşılan bir ideoloji tarifinden yoksun oluşumuzdur. sosyoloji bilimi, gerçekte topluluk ve birey arasındaki bağları araştırdığı ve çözümlediği her noktada genel ideolojinin özel bir tezahürünü açığa çıkarmaktadır.

İlk olarak dikkat edilmesi gereken nokta ideoloji ile ideolojilerin birbirine karıştırılmaması gereğidir. ideoloji bu ayrımda belli bir düşünce formunu ya da bilinç biçimini gösterir buna karşılık ideolojiler ise, belirli bir anlamda bir araya toplanmış ve çeşitli toplumsal grupların kendilerini ifade etmek için oluşturdukları fikirler/değerler kümesini dile getirir.Ayrımı netleştirmek için ilkini ideoloji, ikincisini ise politik ideolojiler olarak anlamakta fayda vardır.

Kuramsal alanda, ideoloji teorisi olarak bilinen bir bölge mevcuttur. ideolojinin tanımlanmasından işleyiş mekanizmasının belirlenip ortaya konulmasına ve bu yönde diğer düşünce biçimlerinden ayrımlanmasina kadar, çeşitli konubaşlıkları bu teorik alanın içeriklerini oluşturur. Kapsamı dolayısıyla ideoloji teorisi oldukça zorlu bir alandır ve bu konuda ortaya konulan çalışmalar her zaman çok katmanlı olmak durumdadır. ideoloji teorisinde, bir yanda epistemolojik sorunsallara öte yandan da değer-yargıları alanına bağlı olarak tartışmalar yürütülmektedir. Çeşitli ideoloji teorileri mevcut olmakla birlikte, en genel anlamda ideolojiye iki yönlü bir yaklaşımın şekillenmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar pozitif ve negatif ideoloji anlayışlarıdır. Pozitif anlayış ideolojiyi olumlu olarak anlayıp onu yadsımazken, negatif anlayış onu bir yanlışlık meselesi olarak değerlendirip yadsır ve ona karşı dogruluk’u çıkarır.

Marksist ideoloji teorisi

Marksist ideoloji, negatif ideoloji anlayışının belirgin bir örneğini verir. Buna göre ideoloji, en genel anlamda “yanlış bilinç”tir. Bu anlayışı, kuramsal bir çabayla ilk olarak Marx’ın yapıtlarında iki ayrı şekilde görmek mümkündür. Daha sonra Marksizmin gelişimi içinde bu iki eğilim kendine gelişim yolları bulur. Lenin, Antonio Gramsci, Georg Lukács, Louis Althusser gibi isimler farklı okumalarla öz gül ideoloji tanımlarını verirler. Dolayısıyla, ideoloji teorisinin epistemolojik ve felsefi gelişiminin ana kaynaklarından birisinin Marksizm olduğu kabul edilir. ideolojinin pozitif ve negatif anlaşılışından çeşitli teoriler bu alan içinde yetkin olarak geliştirilmiştir.

Marx’ta yanlış bilinç olarak ideoloji tanımlamasının ilk şekli Alman ideolojisi’nde görülür. ideoloji, bireylerin bilincindeki gerçekliğe dair yanlış bir bilinç ya da bilgi durumudur burada. Nitekim başlangıç yapıtlarında Marx hem Din’i hem de felsefe’yi ideolojinin çeşitli biçimleri olarak eleştiri konusu yapmaktadır. Buna göre din ve felsefe, gerçekligi başaşağı ederek, çarpıtarak, yanılsatarak bireylerin bilinçlerini belirlemektedirler. Ancak, Marx, dünyanın kısıtlı ve çarpık algılanışı olarak dinin ve felsefenin kaynağında, insanların kısıtlı yaşamlarının olduğu vurgusunu da yapar. Dolayısıyla Marx’ın “yanlış bilinç” şeklindeki ideoloji anlayışı yorumları, Marxist teori içinde çatlaklar oluşturmaktadır.

Marx’ta görülen belirgin ikinci bir ideoloji anlayışı ise, Kapital’in ünlü meta fetişizmi bölümünde görülür. Meta fetişizmi gerçekten de, ideoloji teorisinin gelişiminde özgün bir yer tutar ve bir anlamda maddeci bir ideoloji anlayışının ilk örneğini verir. Marx, gerçi burada da yanlış bilinç nosyonuna bağlıdır, yani epistemolojik olarak yine aynı doğruluk-yanlışlık ya da yanılsama-gerçeklik fikrinin içinde durur. Ancak burada Marx, Alman ideolojisi’deki düşünceden daha farklı olarak, ideolojiyi bireysel bir bilinç ya da yanılgı sorunu olmaktan çıkarır ve yeniden tanımlar.

Buna göre yanlış bilinç bireylerin bir yanlış görmesi meselesi değ il, genel toplumsal yapının maddi temeli tarafından belirlenmesi meselesidir. Metaların üretiminden dolaşımına kadar tüm maddi süreçler ideolojinin temelini oluşturur yani metaların fetişist niteliği, belirli bir bilinç’in oluşmasına ve yayılmasına neden olur. ideoloji, bireylerden bağımsız olarak, metaların fetişist niteliğiyle yanlış bilinç (kapitalist sistemin kendi kendisini meşrulaştırımı) olarak dolaşıma girmektedir. Bu ideoloji anlayışında da Marx’ın aynı epistemolojik ayrımları ve sistemi kullandığı açıktır. Değişen, ideolojinin tanımlanmasında daha maddi bir yöne doğru geçiştir.

Böylece Marx, “maddeyi belirleyen düşünce değil düşünceyi belirleyen maddedir” felsefi ilkesine uygun bir ideoloji anlayışı ortaya koymuş olmaktadır. Meta fetişizmi bahsinde hep gözden kaçan bir nokta vardır, lafı hiç uzatmadan söylemek gerekirse, ürünü meta yapan şey bizzat bu fetişizmdir. Yani, ürün üzerinden toplumsal ilişkiler kurulup düzenlenmedikçe ürün, ürün olarak kalacaktır. ihtiyaç ve ihtiyaç fazlası olan basit bir değişim ilişkisinin nesnesi olan ürün, toplumsal ilişkilerin “iktisadi iz” leri halini aldıkça, üründen metaya varan yolu ilerler. Toplumsal ilişkinin bu kapitalist biçimi, ürüne bizzat bu sahip olmadığı insan ilişkilerinin taşıyıcısı olma sıfatını yükler, bu haliyle meta artık fetişizmin öznelerinden birine dönüşürken, idelojinin de bir türevidir. Dikkat edilmesi gereken ve çoğunlukla gözden kaçan nokta burada açıklık kazanır ideoloji, ne din, ne felsefe ne de yanlış bilinçtir, bizzat bunların da kaynağında olan şey, o, tüm bunların varlık kazanmasına yol açan toplumsal ilişkilerin bizzat bu biçimidir. Daha yalın bir ifade ile “ilişkilerin biçimi” dir.

Son dönem, ideoloji üzerine yapılan araştırma çalışmaları, doğru-yanlış, negatif- pozitif, felsefi-iktisadi, madde-bilinç kutuplaşmaları etrafında sürdürülen tartışmalara son verebilecek bir birikimin ve ortamın oluşumuna hizmet etmiştir. Bizzat Alman ideolojisi’nde olmadığı gibi, Marx’ın hiç bir eserinde de “yanlış bilinç” teriminin yer almadığı artık bilinen bir gerçekliktir.

Marx’ın özellikle “para ve meta fetişizmi” çözümlemeleri dikkatli okunduğunda görülmektedir ki, paranın karşılık geldiği “toplumsal ilişkilerin cebimizde taşıdığımız gücü”, onun aslında sahip olmadığı bir gücü barındırması, yani fetiş karakteri, toplumun dışına çıkılıp, ancak ıssız bir adaya düşüldüğünde son bulmaktadır. Ya da kapitalizm içerisinde hiç bir iktisadi üretim sürecini koruyamamış olan feodalizm yine de ideolojisini sürdürmeye devam etmektedir. Bu nasıl olmaktadır? Bu sorunun tek bir yanıtı vardır o da ideolojinin tanımının “insan ilişkilerinin biçimi” olarak sivriltilmesinden geçmektedir, ancak böylece mümkündür.


İdeoloji Resimleri

  • 3
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 3 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

İdeoloji Sunumları

  • 2
    Önizleme: 2 ay önce

    Siyasi ideoloji nedir? Ödev slayt sunum word DOCX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    00SİYASİ İDEOLOJİLERİDEOLOJİ NEDİRİdeoloji kavramını kimine göre;Dış dünyanın algılanmasına yönelik bir yanlış bilinçtir.Sistemli ve kapsamlı bir dünya görüşü (hayatımızdan hiççıkmayacak) Kapalı-dogmatik bir düşünce biçimi (böyle düşünenlere göre ideolojilerin sonu geldi)İdeoloji Nedir? (Heywood’un tanımı.) Sosyal bilim bakış açısından bir ideoloji,Mevcut iktidar ilişkileri sistemini korumayı,biraz değiştirmeyi veya ortadan kaldırmayı amaçlayan,Örgütlü bir siyasi eylem için temel teşkil eden,Az veya çok tutarlı bir fikirler bütünüdür.Dolayısıyla her ideolojinin mevcut siyasal düzene ilişkin bir okuması/yorumlaması, mevcut düzenden olması gereken düzene nasıl geçileceğine ilişkin bir siyasal değişim projesi bulunmaktadır .Var olan mevcut düzen belli bir ideoloji açısından meşru, kısmen meşru veya gayrı meşru olarak değerlendirilirİDEOLOJİ NEDİRİdée –fikirNe tür bir fikir? Ne ile ilgili?Toplumun ve hayatın geneliyle ilgiliİdeolojiler daha iyi bir toplum daha iyi bir gelecek vaat eder.Ancak her ideolojinin “daha iyi” yaklaşımı farklıdır.Kimisi eşitliğin arttığı, farklılıkları ortadan kalktığı, kimisi belli bir düşüncenin toplumun tamamına hakim olduğu, kimisine göre de özgürlüklerin sınırsız yaşandığı bir toplumun “daha iyi” olacağından bahseder.Diğer yönüyle ideolojiler belirli yönleriyle “ütopyalara” benzerler.İdeoloji KavramıFransız devrimi sonrası eski rejimin (ancien regime) dayandığı ilkeler??? yerine yeni bir referans kaynağı aranması sonucu ortaya çıkmıştır.Dini yerine aklın konulması fikriİdeologlar öncülüğünde kurulan “Ulusal Enstitü” akıl üzerinden yeni bir ahlak anlayışı geliştirme projesi“Yeni Ahlakın Temelleri” konulu yarışmaya A.D.Tracy’ninyeni bir ahlak ve din anlayışı olarak “ideolojiyi” önermesi.“İdeolojinin Unsurları” eserinde kilisenin dayattığı doğmalar yerine aklı esas alan değerler üzerinden toplumun yeniden dizayn edilmesi görüşünü savunmuştur.İdeoloji= Fikir bilimi olarak tanımlamıştırYeni ideolojiyi ulusa anlatmak ve tanıtmak için ideologlara ve aydınlara büyük önem veriliyor.Napolyon’un “medeniyeti yayma” gerekçesiyle ideologlara verdiği destek, kiliseye yeniden eğitim yapma hakkının verilmesiyle kopuyor.Fransa’da halen eğitim kurumları ideolojiktir, ulusun ve ideolojinin merkezleri sayılırlar.İdeoloji Hayatımızın ParçasıFarkında olsak da olmasak da bir siyasi kimliğimiz ve ideolojimiz vardırÖzgürlük kavramını önemsemediğinizi ve gerekli bulmadığınızı söyler misiniz?Ya da adalet ve eşitlik?Ya da vatan, millet, bağımsızlık vb.?İdeolojiler dünyasında ideolojilere gömülü yaşıyoruzİdeoloji Hayatımızın ParçasıHiçbir ideolojiniz olmadığını söyleseniz de ideolojiden kurtuluşunuz yok.Birine ‘çok milliyetçi’ dediğiniz zaman aslında bir çok şey söylüyorsunuz. Onunla konuşurken duracağınız noktaları, dikkati ve nelere saygılı olmanız gerektiğini belirlemiş olursunuz.Toplumda ilişki kurarken birinin liberal, muhafazakâr veya sosyalist olması muhatabın kişiliği hakkında fikir verir.Liberal biriyle en uç konuları konuşurken, muhafazakâr birinin ise sınırları vardır.İdeoloji Hayatımızın ParçasıKafede biriyle çay içti iseniz, bu şahsın muhafazakâr, liberal veya sosyalist olmasına göre hesabı kim öder?Köşe başında yere bağdaş kurmuş bir dilenci ile karşılaşsanız, muhafazakar, liberal ve sosyalist arkadaşınız dilenciye nasıl karşılık verir?Eğer farklı davranıyorlarsa sizce bu farklılığın sebebi nedir?İdeolojileri nasıl değerlendireceğizİdeolojilerin asıl malzemesi ve aralarındaki çekişme sebebi kullandıkları kavramlara ve fikrilere yükledikleri anlamlardır. İdeolojileri:TarihleriTemel tezleriİç tutarlılıklarıBaşka ideolojilerle karşılaştırmaları (benzerlik/farklılık)Amaca ulaşmak için önerdikleri yol ve yöntemlerİle karşılaştırabilirizAncak çoğunlukla ideolojilere yaklaşım negatif veya pozitif ÖNYARGILARLA olur.Günümüzde genel kabul gören klasik ideolojiler: LİBERALİZM,SOSYALİZM ve MUHAFAZAKALIKTIRİdeolojileri nasıl değerlendireceğizİdeolojilerSiyaset, toplum, ekonomi, din, toplumsal değişim, akılkonularında ayrışırlar. Ör:SiyasalYapı:Tüm ideolojiler bir siyasal yapı öngörürler. Ancak, faşist, sosyalist, ideolojiler genellikle tek partili sistemlere dayalı yönetimleri savunurken, liberal ideolojiler temsili demokrasiyi savunurlar. İslamcılık, anarşizm, feminizm, milliyetçilik, ekolojizm gibi ideolojilerin hepsinin nicelik olarak benzer ancak nitelik olarak farklı siyasal yapı anlayışları vardır.İdeolojileri nasıl değerlendireceğizİdeolojilerSosyalYapı: Faşist, sosyalist, milliyetçi ideolojiler daha çok homojen ve birbirine benzeyen özellikler taşıyan bir sosyal yapıyı savunurlarken. Liberal, feminist, anarşist ve ekolojist ideolojiler toplumsal çeşitliliğe ve farklılıklara vurgu yaparlar. Muhafazakarlık farklılaşsa bile uyum ve eşgüdüm içerisinde “organik” bir toplum tasavvur eder.Din: muhafazakar ideoloji birlik, beraberlik iin önemli bir harç, soayalist için yanlış bilinç, feminist için patriarkal toplum yapısını destekleyen br unsur, liberal için bireysel bir tercih (moral otonomi)Fikir Sistemi Olarak İdeoloji: Fikir mi Önce Eylem mi?İdeolojileri bir fikir sitemi olarak görmek mümkünBu yönüyle fikrin cazibesi, gücü ve sürükleyiciliği devreye girerTarihi değiştiren büyük liderler aynı zamanda büyük fikir adamlarıdır veya büyük fikir adamlarından esinlenmişlerdirÖte yandan, bir görüşe göre bir politikacı bir fikri tutuyorsa bununnedeni zaten yaptığı şeyi tavsiye etmesidir.Tarihsel olarak fikirler yapılanı savunmak için arkadan gelir.Yani yaptığını haklı çıkarma arayışıMarx ve Engles “insan düşündüğü gibi yaşamaz fakat yaşadığı gibidüşünür”.Yani eylem fikirden önce.Bu görüşte bir ideoloji ve aksini savunabilirsiniz.Yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan örneğiFikir Sistemi Olarak İdeoloji: Fikir mi Önce Eylem mi?İnsan zihni genel olarak kategorilere ayırmayı ve sınıflandırmayı sever. Bilinmez her zaman korkutucudur. İdeolojiler bir tür sınıflandırma aracıdır.İçinde yaşadığımız topluma anlam vermek ve bu toplum içerisinde yerimizi konumlandırmak için ideolojileri kullanırızAynı zamanda sadece şimdiki zaman değil gelecekte nasıl bir toplumda yer almayı arzuladığımızı da ideolojiler tanımlarFikir Sistemi Olarak İdeoloji: Fikir mi Önce Eylem mi?İnsan zihni genel olarak kategorilere ayırmayı ve sınıflandırmayı sever. Bilinmez her zaman korkutucudur. İdeolojiler bir tür sınıflandırma aracıdır.İçinde yaşadığımız topluma anlam vermek ve bu toplum içerisindeyerimizi konumlandırmak için ideolojileri kullanırızAynı zamanda sadece şimdiki zaman değil gelecekte nasıl bir toplumda yer almayı arzuladığımızı da ideolojiler tanımlar.İdeolojiler yer yüzünde cenneti arayan fikir yapılarıdır.Tarih sahnesine çıktıkları andan beri dinin rolünü alıp kitleleri bir araya getirip harekete geçirmektedir.İdeoloji Nedir?İdeoloji, yaşadığımız dünyaya dair bir kavranış bir dünya görüşüdür.Taktığınız gözlüğün cam rengidir esasında.Her ideoloji insana, topluma, hayata ve siyasete dair kesin bilgiler taşıdığı iddiasındadır.Sınıflandırma konusunu hatırlayın? Olan olayları, siyaseti, toplumu hatta insanları sınıflandırma ve kategori aracıdır.İdeolojiler içerisinde bulunduğumuz toplumu ve kendi konumumuzu gösteren haritalardır.Sosyal Bilim Bakış Açısından İdeolojiBu anlamda bütün ideolojiler;Genellikle bir dünya görüşü şeklinde mevcut düzene ilişkinbir değerlendirme sunarlarBir iyi toplum vizyonu çerçevesinde arzulanan bir gelecek modeli sağlarlarSiyasi değişimin nasıl olabileceği ve nasıl olması gerektiği konusunda bir çerçeve çizerler.İdeolojiler değişmez şekilde mühürlenmiş düşünce sistemi değildirDaha ziyade bir çok noktada diğerleriyle çakışan değişken fikirler bütünüdür.Marx ve İdeolojiİdeolojikavramınınsiyasetinmerkezineyerleşmesiKarl Marx sayesinde olmuşturİdeoloji kavramını birbirine zıt iki anlamda kullanmıştır.Birincisi, siyasal gerçekliğin insan zihnindeki aksidir. İdeolojiler bu gerçekliği insanlar için anlaşılır ve savunulabilir kılacak düşünsel araçlardır. Meydana gelen olayların ve toplumsal değişimlerin izah edilmeleri ve anlaşılır hale getirilmeleridir.Marx ve İdeoloji İkinci anlamı ise yanılsamadır. Gerçekliğin çarpıtılması hayatı dayanılır ve katlanılır kılmak için yapılır. Buna Marx‘yanlış bilinç’ adını vermektedir.İdeoloji=buğulu gözlükDin ve felsefe, ideolojinin farklı biçimleridir ve gerçekliği baş aşağı getirerek bireylerin bilincini belirlemektedir.“Her dönemde toplumun maddi gücünü elinde bulunduranlar aynı zamanda entelektüel gücüde elinde bulundurmuşlardır. Zihinsel üretim araçlarından yoksun olanların fikirleri, bu araçlara sahip olanlara tabidir” BURADAN ÇIKARACAĞIMIZ DERS??Marx ve İdeolojiİdeoloji maddi süreçlerin eseridir. (meta fetişizmi)Maddeyi belirleyen düşünce değil düşünceyi belirleyen maddedir.Hakim sınıflar baskıcı görünmek istemezler ve yönettikleri sınıfın gönüllü rızasını almak isterler. İşte bu rızayı sağlayan ideolojilerdir.KendiYaklaşımını “bilimsel sosyalizm” olarak nitelemektedir.Marx’a göre bilim (gerçekler) ve ideoloji (yansıtma) birbirinden tamamen farklı şeylerdir İYİLİKDİN BİREYSEL VAROLUŞ İYİLİK AİLEYAPISIADALETFİKİRLER SİYASET TOPLUM DEVLET SINIFİYİLİK ADALET FİKİRLER DİN DÜRÜSTLÜK ÜRETİM ARAÇLARI EKONOMİİdeoloji ve HegemonyaGramsci: Marksist gelenekte ideolojiye olumlu anlam yükleyen ilk düşünürlerdendir. İdeoloji sosyal blokları birbirine bağlayan çimentodur.İdeoloji yanlış veya doğru değildir, ne için kullanıldığı önemlidir.İdeolojileri 3’e ayırır: Organik, yarı organik, organik olmayanOrganik: Sınıfları hangi ölçüde harekete geçirebiliyorsa ideolojiler o kadar organiktir. Organik ideojiler, insanları örgütler, harekete geçirir ve bilinçlendirerek mücadele etmeye hazır hale getirir.Bu kapsamda “aydınların” rolüne dikkat çeker ve “geleneksel aydınların” karşısına “organik aydın” tipini tanımlarİdeoloji ve HegemonyaGramsci ideoloji kavramını da kapsayacak şekilde bir hegemonya kavramı geliştirmiştir.Kapitalist sınıf sahip olduğu eşitsiz güçle yönetmekte ve sahip olduğu fikirlerin hegemonyasını kurmaktadırHegemonya, iktidarın yönetirken sadece zora değil, aynı zamanda yönetilenlerin rızasına dayanmasıdır.İdeoloji işte bu rızayı temin için devreye girmektedir.Böylece, hegemonya, fikir ve ideolojilerin hegemonyasına dönüşür.İdeolojik hegemonya, yöneten sınıfların ideolojisinin karşı görüşler üzerinde hakimiyet sağlamasıdır.Bu hakimiyet gündelik dilde, sanatta, popüler kültürde, eğitimde, kitle iletişiminde karşımıza çıkar.Hegemonik sınıf oluşur.İdeoloji ve LeninGramsci’nin tanımını esas alarak ideolojiyi kitleleri harekete geçirecek bir güç olarak kabul eder.İki ideoloji vardır: Burjuva ve Sosyalist ideolojisi. Dolayısıyla ya benimsin ya onların.Düşmanın elindeki silahı ona karşı kullanmaktan daha doğal birşey olamazİdeolojinin yanlış veya doğru olması önemli değildir; önemli olan onun neye hizmet ettiğidir.Althusser: Marksist gelenekten bir düşünür. Devletin Baskıcı Aygıtları ve Devletin İdeolojik Aygıtları tanımı ve Eğitim kurumunun ideolojik boyutuna dikkat çekmesiİdeoloji ve ÜtopyaKarl Mannheim (1893-1947)İdeoloji ve Ütopya isimli eseriİdeolojiyi bir siyasal düzeni savunmaya hizmet eden fikirler sitemi olarak tarif ederBu fikirler sistemi hakim yönetici sınıfın çıkarlarını yansıtır.Ütopya ise baskı altında ve değişimden yana yönetilen grupların gelecek tasavvurlarıdır.Ütopya radikal bir sosyal-siyasal değişme özlemini yansıtırMennheim, ütopyalar da dahil olmak üzere bütün ideolojik sistemlerin çarpıtmalara dayandığını söyler.İdeoloji=Pembe gözlükİdeoloji ve ÜtopyaMannheim, ideolojileri ikiye ayırır:Kısmi ideolojiler: kişilerin, siyasi grupların veya partilerin fikir ve inançlarıdır. Fikir ve düşünceler karşı tarafın çıkarına uymayan bir gerçeğin bilinçli şekilde örtbas edilmesiBütünlükçü/Topyekün ideolojiler: sadece bir özneyi değil grubu kapsar karşı tarafın tüm dünya görüşünün sorgulanması söz konusudur.Mannheim eserlerinde sembollerden de bahseder. Semboller çoğunlukla kitleyi motive etmek ve harekete geçirme için ideolojiler tarafından kullanılan araçlardır (ör: sloganlar, gamalı haç, orak çekiç vb. işaretler).Semboller 1) bireysel amaçlar yerine kolektif amaçlar koyarlar 2) bu kolektif amaç ve hedefler kişilerin amaç, gaye ve hayalleri haline gelir 3) bu amaç, gaye ve hayal uğruna teşkilatlanma başlar ve sembol grubun alameti olur.İlkel toplumlardaki totem ve tabunun yerini modern diktatörlüklerde semboller alır (C. Meriç)Alternatif KullanımıKavramın alternatif kullanımı liberaller ve muhafazakârlar tarafından da geliştirildi.İki dünya savaşı arasındaki totaliter diktatörlükler Karl Popper, J.L.Talmon ve Hannah Aredt gibi yazarları ideolojiyi ‘boyun eğme ve itaat sağlayan bir sosyal denetim aygıtı’ olarak görmeye yöneltti.Soğuk savaş dönemi liberal kullanımı ideolojiyi ‘bir hakikat tekeli iddiası olan ve muhalif fikir ve rakip inançları hoş görmeyi reddeden kapalı bir düşünce sistemi’ olarak görüyordu.Alternatif KullanımıMünhasıran muhafazakâr kullanımı, büyük ölçüde insan zihninin dünyayı bütün boyutları ile kavrayabilme kapasitesine sahip olmadığı inancından kaynaklanan muhafazakar şüpheciliği yansıtır.Buradan hareketle, ideolojileri (düşünce sistemlerini) ‘açıkça kavranamaz olanı açıklama iddiasıyla siyasi gerçekliği çarpıtan fikirler bütünü’ olarak görürler.Muhafazakârlığı bir ideoloji olarak reddeder ve bunun yerine bir eğilim veya bir zihinsel tavır olarak görürler.İdeoloji ve Kitlelerİdeolojiler kitleleri peşinden sürüklerİdeolojiler kitlelere rehberlik eden düşüncelerdir.Statükoculara karşı bundan zararlı çıkan kesimi hareketlendirirMarx’ın din görüşü bunu yansıtır. Adaleti bu dünyada sağlayamayacağına inanlar dine sığınır.‘Din baskıya tabi insanların iç çekmesi, kalpsiz dünyanın kalbi, ruhsuz olanların ruhudur. Din halkın afyonudur’Yeryüzünde cenneti arayan tasavvurlara ideoloji diyebiliriz.Kitlelerin ortaya çıkışı ile insanlar değiştirebileceklerine inanmıştır.İdeolojiler peşine taktıkları kitlelerle tarihi değiştirmiştir.İdeoloji ve Kitlelerİdeoloji kavramını karşımıza çıkan her düşünceyi ifade etmek için kullanmıyoruzBir düşüncenin ideolojik olarak isimlendirilmesi için düşünce adamı çalışma masasından kalkmalı, dışarı çıkmalı ve yol göstereceği kitleyle buluşmalıKaleme aldığı düşünceyi kitlelere ulaştırmalıOnları okuyan duyan kitleler için bu düşünceler bir anlam ifade etmeliSorularına cevap vermeli, dertlerine deva olmalıDemek ki ideolojini mevcudiyetinden bahsetmek için mutlaka kitlelerin var olması gerekirKitlelere rehberlik eden düşüncelerdir.İdeoloji ve KitlelerSoru: Aydınların düşünceleri bu rolü üstlenmek için neden 19. yy. kadar beklediler?İdeolojiler tarihin çok özel bir kesiminde 19. yy. ortaya çıktılar19. yy. bütün insanlık tarihi boyunca en hızlı değişim ve dönüşümlerin yaşandığı dönemYepyeni bir toplum yapısıSanayileşme, iş gücü talebiKöyden şehir hızlı göçHayat biçimleri ve kültürlerin alt-üst oluşuYepyeni bir sosyal ilişki düzeniCemaatten cemiyete geçişKöyden şehrin mahalle hayatına geçişCemaat içindeki kimlik ve aidiyet hissinin şehrin kalabalık ortamında kaybolmasıDayanışma ve yardımlaşmanın kaybolmasıDerin güvensizlik hissiKimlik boşluğuYalnızlaşma ve yabancılaşmaBireysel kimliğin yerine sınıf kimliği ve milliyetçilik anlayışıİdeoloji ve KitlelerYani ideolojiler diğer düşüncelerden farklı olarakHızlı bir değişimin huzursuz kıldığı kitlelere iletişim araçları ile önderlik eden ve aydınların bu değişimi açıklamak ve yol göstermek üzere geliştirdikleri ve sistemleştirdikleri fikir yapılarıdır.İDEOLOJİLERSağve SolModernbatıtoplumlarındasiyasiyelpazegenelolaraksağvesol ekseninde tarif edilir.Sol, değişim, eşitlik, enternasyonalizm gibi değerlere, sağ ise gelenek, milliyetçilik, ahlaki ölçüler ve düzen gibi değerlere sahip ideolojiler olarak düşünülür.Sağ sol ayrımı Fransız ihtilali dönemine dayanır1789’da farklı grupların oluşturduğu Meclis’in ilk toplantısının oturuş düzeniKralı destekleyen aristokrat ve ruhban sınıfı kürsünün sağına, üçüncü tabaka olan burjuvaları destekleyenler ise sola oturmuşturBöylelikle sağ muhafazakarları ve monarşiden yana olanları, sol ise değişimden ve eşitlikten yana olanları temsil eden sıfatlara dönüşmüştür.İDEOLOJİLERDoğrusal Çizgi ModeliSOLSAĞDoğrusal ÇizgiKomünizmSosyalizmLiberalizmMuhafazakarlıkFaşizmAçıklamakta zorluk çektiği durumlar var.Mesela devletin düzenleyici rolünün ve eşitlik fikrinin altını çizen faşizm en sağdayer almaktadır. Uçtaki totaliter ideolojilerin benzerliklerini yok saymaktadır.İDEOLOJİLERAT NALI MODELİBu modelde eleştirilere uğramıştır.Komünizm ve faşizmarasındaki benzerlikleri çok abarttığı için.Ancak totaliter, yani toplumu bütünüyle düzenleme iddiasındaki düşünceler arasında büyük benzerlikler vardır.İDEOLOJİLERÇok eksenli modellerNolan modeliVosem modeliToplumsal sağ-sol ve iktisadi sağ-sol modeliİDEOLOJİLERLİBERALİZMSiyasi ideolojilere ilişkin herhangi bir anlatım liberalizmle başlamalıdırÇünkü sanayileşmiş Batının ideolojisidir ve bir çok rakip değer inancı kucaklamaya elverişli meta-ideoloji olarak tanımlanır19 yy. tekamül etmiş olsa da liberal ilkeler önceki 3 yüzyıl boyunca tedrici olarak gelişmiştiFeodalizmin yıkılışının ve onun yıkıldığı yerde bir piyasanın ve kapitalist toplumun gelişmesinin ürünüdürLİBERALİZMErken dönem liberalizmi yükselen bir sanayi orta sınıfının arzularını yansıtmaktadırFeodalizmin çöküşünün ve kapitalizmin ortaya çıkışının bir ürünüdürLiberalizm ve kapitalizm o zamandan beri yakından bağlantılıdırBazıları bunun özü gereği bir bağlantı olduğunu söylerEn geniş anlamıyla kişisel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla devletin sınırlandırılmasını savunan bir ideolojidirÖzgürlüklerin güvenceye alındığı bir toplum modelidirDin, inanç, ifade, seyahat, teşebbüs, ifade, seyahat, teşebbüs ve mülkiyet özgürlüğünün yasal güvencede olmasını savunurBunu yapacak olan anayasacılık ve kuvvetler ayrılığı ile çoğunluğa dayalı bir siyasi sistemdirLİBERALİZMBirey ve bireyin tercihleri her şeyin merkezindedirBirey temel bir değerdir ve topluluktan önce gelirÖzgürlük, eşitlik ve adalet gibi prensiplerin önündedirBirey sınırlama olmadan özgürce hareket edebilmelidirHukuki düzen bireyin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına almalıdırLiberal düzende devlet ancak bireyin hak ve özgürlüklerini korumakla görevlidir‘En az yöneten hükümet en iyi hükümettir’ sözü liberalizmin devlet felsefesidir.Liberal iktisadi düşünce, laissez-faire (bırakınız yapsınlar) olarak bilinen her çeşit hükümet müdahalesine karşı olan, serbest pazara duyulan aşırı güvene dayanan bir yaklaşımı benimserLİBERALİZM(Unsurları)BireycilikÖzgürlük (hukuka bağlı özgürlük)ŞüphecilikMoral otonomiAkılEşitlik (hukuki eşitlik, siyasi eşitlik, fırsat eşitliği)HoşgörüRıza (yönetilenlerin rızası)Kuvvetler ayrılığıÇoğulculukAnayasacılıkKlasik LiberalizmBireyciliğin en uç biçimiBeşeri varlıklar egoist, kendi çıkarını düşünen ve kendine güvenenvarlıklarBirey kendi kişiliğinin ve kapasitesinin sahibidir ve topluma hiçbir şey borçlu değildir‘Atomist toplum’ yaklaşımı ve müdahalesizlik, bireye dışsal zorlama yokDevlet ve hükümet müdahalesine karşıTom Paine: Devlet zorunlu kötülüktürDevlet sadece bireyi diğerlerinin tecavüzünden koruyacak gece bekçisi rolündeİktisadi manada tam bir serbest piyasa ve laissez-faire kapitalizmini, bireysel özgürlüğü, refahı, liyakate göre yükseliş ve düşüşüdestekleyen ve izin veren anlayışModern LiberalizmDevlet müdahalesine daha sempatik bakarABD’deki liberal kavramı minimal hükümeti değil büyük hükümeti desteklemek anlamında kullanılırBu değişiklik, sanayi kapitalizminin yeni biçimleriyle adaletsizlik ürettiği ve halkı piyasanın kaprislerine mahkum ettiği anlayışının kabulüyle ortaya çıkmıştırDaha geniş pozitif bir özgürlük görüşü: Aç kalma özgürlüğü anlamında bireyin kendi haline bırakılması anlamında değildir.Bireyin kendine yeterli hale gelmesini ve onun kendisini gerçekleştirmesini sağlamaModern LiberalizmDevlet müdahalesini tanırBireyin varoluşunu çürüten beş sosyal kötülüğe karşı bireyinkorunması anlayışını savunurFakirlik, cehalet, işsizlik, bakımsızlık ve hastalıkModern liberaller laissez-faire anlayışına olan inancı kaybetmiştirBüyük ölçüde J.M. Keynes’in,‘büyüme ve refaha sadece yönetilen ve regüle edilen bir kapitalizmle ulaşılabileceği ve anahtar iktisadi sorumlulukların devlet eline bırakılması’ düşüncesinin bir ürünüdürAncak hükümet müdahalesine verdikleri destek her zamanşartlıdırNeo-LiberalizmFriedrich Hayek, Milton Friedman ve Robert NozickKlasik siyasi iktisadın güncelleştirilmiş bir türüdürMerkezi ilkeleri piyasa ve bireydirBaşlıca neo-liberal hedef: regüle edilmeyen piyasa kapitalizminin verimliliği, büyümeyi ve refahı beraberinde getireceği inancıBuradan hareketle‘devletin sınırlarını geriye itmek’Devletin ‘ölü eli’ teşebbüsü kırmakta ve insiyatifi tüketmektedirHükümet ne kadar iyi niyetli olursa olsun, zarar verici etkide bulunmaktadırMUHAFAZKARLIKFransız İhtilali sonrasında ortaya çıkan büyük siyasal ve sosyo- ekonomik dönüşümlere duyulan tepkiler muhafazakar düşüncenin özünü oluştururOrtaya çıkışı itibariyle bir ancien regimee (önceki rejim) dönüş isteğiSosyalizm, liberalizm ve milliyetçilik gibi akımlar karşısında muhafazakarlığın temel kaygısı geleneksel toplumsal değerlerin korunmasıdır.Muhafazakarlık geleneğin, denenmiş ve doğruluğu kanıtlanmış toplumsal ve siyasi değerleri içerdiğini öne sürer.Gelenek sürdürülmelidir.MUHAFAZKARLIKToplum için değerli olan aklın buldukları değil pratiklerdir.İnsan tabiatı kusurludur. İnsanın bu kusurlu tabiatı ancak ortak ahlaki değerlerle düzeltilebilir.Bireysel tercihleri ile baş başa kalan insan doğruyu bulamaz.Bu yüzden muhafazakarlık, hiyerarşik ve disiplinli bir toplum özlemine sahiptir.Aile toplumun temel taşıdır ve ailenin korunması devletin asli görevidir.Reform düşüncesini ve değişimi peşinen reddeder. Ancak E.Burke‘muhafaza etmek için değişim’ anlayışı ihtiyatlı kabul görmüş.MUHAFAZKARLIK(Unsurları)GelenekPragmatizmBeşeri mükemmel olmayışıOrganizmacılıkHiyerarşiOtoriteMülkiyetYeni SağMuhafazakar düşüncede, hem 1945 sonrası devlet müdahalesi yönündeki eğilimlere, hem de liberal ve ilerlemeci sosyal değerlerin yaygınlaşmasına karşı bir tür karşı devrimle sonuçlanan anlayışı ifade etmektedir.Yeni sağın ortaya çıkması 2. Dünya Savaşı sonrasında geliştirilmiş olan refah devleti modelinin iflası sonucunda olmuştur1970’li yıllarda ortaya çıkan büyük çaplı ekonomik krizle birlikte Keynesyen model sorgulanmaya başlamış ve ekonomiye devletin müdahalesi ve toplumdaki genel bozuluş konusunda ciddi şüpheler ve kaygılar dile getirilmiştir.En büyük yankıyı 1980’li yıllarda İngiltere ve ABD’de yapmıştır.Her iki ülkede bu dönemde hakim politikalar olan Reaganizm ve Thatcherizm, yeni sağın temsil ettiği değerlere dayanıyordu.Devlet odaklı örgütlenme biçimlerinden piyasa odaklı olanlara doğru bir değişimNeo-muhafazakarlık19. yy muhafazakârlığının ilkeleri üzerine oturur ve sosyal ilkelerini yeniden canlandırır.Yeni Sağı oluşturan ana ögelerden birisi olan neo- muhafazakarlığın temel amacı otoriteyi yeniden tesis etmek ve aile, din, millet temelinde geleneksel değerlere dönmektir.Otorite ve kültürel değerlere bağlılığı toplumsal istikrarı ve toplum içi saygı ve disiplini sağlayacak bir güç olarak görür.Düşmanları: ben kültürü, herkesin kendi işine bakması, müsamahakarlık, otoriteye karşı özgürlükçü düşünceÇok kültürlü ve çok dinli toplumsal yapılara karşı kaygıyla bakarSOSYALİZMSanayi kapitalizmine bir tepki olarak doğmuştur19. yy. ortaya çıkmışİlk zamanlarda fabrikasyon üretimin yaygınlaşması karşısında iş olanaklarını yitiren esnaf ve zanaatkarların çıkarlarına bayraktarlık yapmış.Zamanla büyüyen sanayiye bağlı olarak sayıları çoğalan işçi sınıfının ideolojisi olmuşturİlk sosyalistler köktenci, devrimci ve ütopyacı iken zamanla mevcut üretim sistemini değiştirerek ortak mülkiyete dayalı bir toplum idealine ulaşmak temel hedef olmuştur. Bu şeklinin en etkin temsilcisi ve 20 yy. komünizmi için temel oluşturan Karl Marx’tı.19. yy. sonlarına doğru ise kapitalist sistemi köklü bir devrimle değiştirmek yerine , işçi sınıfının çalışma koşullarını, ücretlerini iyileştirmeyi amaçlayan ve kapitalist toplumu uzlaştırmayı hedefleyen reformist bir akım oluştu.Sosyalizmin bu türü,‘parlamenter yolu’ benimseyerek sosyalizme barışçı, aşamalı ve yasal yoldan geçişi savunduBu akımların ana temsilcileri ise sendikalar ve sosyalist partilerdiSOSYALİZM20. yy. Gelindiğinde iki büyük kampa bölünmüş oldu.Lenin ve Bolşevik örneğini takip eden devrimci sosyalistler kendilerini komünist olarak adlandırırkenAnayasal politikayı izleyen reformist sosyalistler gittikçe daha fazla sosyal demokrasiolarak adlandırılacak bir yolu benimsediler.Bu rekabet sosyalist hedefe ulaştıracak araçlar konusundaki ihtilafla sınırlı kalmadı.Sosyal demokratlar ‘ortak mülkiyet ve planlama’ gibi fundamentalist ilkeler sırtını döndüler. Sosyalizme refah devleti, yeniden dağıtım ve iktisadi yönetim anlamında yeniden şekil verdiler.20. yy. sonu, doğu Avrupa devrimlerinin çöküşü ve sosyal demokrasinin geleneksel ilkeleri bakımından sürekli geriye gidişi sebebiyle bazılarına göre artık ‘modern liberalizmden ayırt edilememektedir.’SOSYALİZM(Unsurları)ToplulukKardeşlik (tüm insanlığı içine alacak şekilde genişletilmiştir)Sosyal eşitlikİhtiyaç (herkese yeteneğine göre ve ihtiyacına göre dağıtım)Sosyal sınıfOrtak mülkiyetMARKSİZMTeorik bir sistem olarak Marksizm, Batı kültürüne hakim olan ve modern dönemdeki entelektüel bilgiyi belirleyen liberal rasyonalizmve onun biçimlendirdiği değerler ile var olan kapitalist sistemin reddine dayanan felsefi bir sistemdir.Siyasi bir güç olarak uluslararası komünist hareket biçiminde , 1917-1991 yılları arasında kapitalizmin başlıca düşmanı olarak görülmüştür.Bu durum Marksizmi ele almadaki temel güçlüğü teşkil eder.K. Marx ve F.Engels’in klasik yazılarından gelen bir sosyal felsefe olarak Marksizm ile bir çok bakımdan klasik ilkelerden ayrılan ve onları revize eden 20 yy. komünizmi arasındaki farklılıkKomünizm 20 yy. sonunda ölmüş olsa da siyasal bir ideoloji olarak Marksizm (Stanilizm ve Leninizmin kalıntılarından kurtularak) yaşamını sürdürmektedirMARKSİZM(Unsurları)Tarihsel materyalizm (Marksist felsefenin köşe taşı, tarihin materyalist kavranışı, iktisadi hayat ve üretim tarzından oluşan iktisadi temel siyasi üst yapıyı oluşturur)Diyalektik değişim (tarihsel değişimin itici gücü diyalektik, rekabet eden güçler arasında karşılıklı etkileşim süreci)Yabancılaşma (kendi emek ürününe, emek sürecine, kendi iş arkadaşlarına ve kendine)Sınıf çatışmasıArtık değerProleterya devrimiKomünizm (komünist toplumda zenginlik herkes tarafından ortak mülkiyet haline geçecek ve kullanım için üretim olacak ve sınıfsız bir toplum)Ortodoks KomünizmMarksizm uygulamada ayrılmaz biçimde Sovyet komünizmine ve Lenin ve Stalin’ebağlı şekliYeni bir dizi teori ve doktrinle modifiye edilmiş haliEn önemli katkısı devrimci ve öncü parti teorisiKapitalizmi yıkmak yerine sendika bilinci ile gerçek potansiyelini gerçekleştirememe endişesiBu amaçla teçhiz edilmiş işçi sınıfının öncüsü bir partiAncak proleteryanın diktatörlüğü uygulamada Komünist Parti diktatörlüğüne dönüştüBu model sonraları Çin, Küba ve K.Kore’de ve Doğu Avrupa’da uygulanmıştırStalin zamanla bürokraside ve orduda yaptığı temizlikle SSCB’yi bir kişi diktatörlüğüne dönüştürmüştür1953’de Stalin’in ölümünden sonra parti reformist baskılara direnmiş, 90’lı yıllarda Gorbaçov’un glastnost ve perestroika reform (açık ve yeniden yapılanma) süreci de başarılı olmamıştır. Sonuçta Sovyet komünizmi tarihte yerini almıştır.Modern MarksizmBatı MarksizmiHegelyen fikirlerden ve Marx’ın erken dönem yazılarındaki‘yaratıcı insan’ fikrinden etkilenmişBeşeri varlıklar edilgen kuklalar değil tarihin yapıcıları olarak görülürAlt yapı-üst yapı deli gömleğinden sıyrılmaMacar Marksist Georg Lokacs (işçilerin şeyleştirme sürecine itirazı)A. Gramsci (sadece iktisadi baskı değil, siyasi ve kültürel faktörlere dikkat çekti- Hegemonya)Frankfurt Okulu (T. Adorno, M. Horkheimer, Herbert Marcus, J. Habermas)SOSYAL DEMOKRASİLiberalizm ve klasik sosyalizmden alıntılarİlki piyasaya bağlı ikincisi ortak mülkiyet savunucusu ikenS.D. piyasa ile devlet ve birey ile topluluk arasında bir dengeyi savunur.Bir yandan liberalizmin getirdiği siyasal demokrasinin kazanımlarını alır, öte yandan emeğin savunuculuğunu üstlenir ve toplumun yararının özel çıkarların üzerinde olmasını gözetmiştir.Devletin ve toplumun devrim ile değil, halkın rızasıyla, tedricen, demokratik yoldan dönüştürülmesini savunurModern sosyal demokrat düşüncenin özelliği, haksızlığa uğrayana, zayıf ve kırılgan olana ilişkin kaygısıdır.Ortak insanlığa inanç, pozitif özgürlük, fırsat eşitliği ve hatta babayaolan vurgu ile muhafazakar duyarlılıkRefah devleti, kaynakların dağıtımı ve sosyal adalet ilkeleriDİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERAnarşizmBaşta devlet olmak üzere bütün otorite biçimlerinin ortadan kalkmasıyla tam anlamıyla özgür bir topluma ulaşılabileceğini savunurLiberaller, sosyalistler ve muhafazakârlar devlete bir şekilde rol biçerken, anarşizmin özü toplumun kendi kendine ayakta kalmasını ve devletin ortadan kaldırılmasını savunurDİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERAnarşizmAnarşizm genel olarak iki ana iddiaya dayanır:Hakim, polis, asker, politikacı ve diğer kamu görevlileri devlet vasıtasıyla toplumu sömüren ve kendi çıkarlarının peşinde olan yönetici sınıftırToplum karmaşıklığından dolayı aşağıdan yukarıya örgütlenmelidir. Bu örgütlenme özgürlüklerin korunması esasında gerçekleşmelidir.Halk arasındaki kaos, kargaşa, terör vs. gibi anlamlarından farklı birtoplumsal proje sunarYunanca da hükümetin olmaması anlamında ‘anarchaia’Tam anlaşılmış bir siyasi ideoloji değildir, hiçbir siyasi parti iktidar olamamış20. yy. ilk dönemlerinde İspanya, Fransa, Rusya ve Meksika’da güçlü idi.Liberalizm ile sosyalizm arasında bir kesişme noktası: ultraliberalizm veultrasosyalizmin bir formuDİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERFaşizmFransız ihtilali sonrası serpilip büyüyen akılcılık, ilerleme, özgürlük , eşitlik gibi değerlerden mürekkep Batı siyasal düşüncesine tepkiBireylerin yerini organik bir bağla birbirine bağlanmış devleti ve milleti için kendini feda etmeye hazır ve tam vazife anlayışıyla hareket eden insanlardan oluşan milli birlik ve dayanışmaİlk örneği 1921 İtalya Mussolini hareketiEn mükemmel tarihsel örneği Nazi AlmanyasıDİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERFaşizm Temel İlkeleriSeçilmiş ulusal topluluğun diğer tüm ırk, grup veazınlıklardan üstün olmasıMutlak bir önderin liderliğinde bireyin tamamen devlete boyun eğmesiTüm özerk ikincil grupların bastırılması, topyekün sosyaldenetimParlamenter demokrasinin reddiBarışçıl bir enternasyonalizme karşı çıkışYayılmacı ve istilacı bir dış politikanın ulusun kaderi gibi görülmesiDİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERFeminizm (kadına oy hakkı, kadının sosyal rolünün geliştirilmesi şeklinde başlamış)Liberal feministler (kadının ikinci planda olması ve fırsat eşitsizliği)Sosyalistfeministler (kadının ev içi rolü, kapitalist işçi yetiştiren ve kapitalist üretime katkı yapan rolüne vurgu)Radikal feministler (gender ayrımı toplumdaki en temel ve önemli bölünme, nüfusu yarısı olan kadınların diğer yarısı olan erkelerin kontrolünde olduğu, patriarşi, erkeği düşman olarak tasvir eder, hatta kadının erkek toplumundan çekilmesine ve siyasi lezbiyenliğe eğilim)DİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERÇevrecilikEkolojik ve yeşil hareketin ortaya çıkışı, kökleri 19. yy. sanayidevrimiİktisadi gelişimin hızı doğal dünyaya zarar veriyor (nükleer teknoloji, asit yağmuru, ozon tabakası, global ısınma vs.)Beşeri varoluşun ve insan türünün hayatiyetini devam ettirmesine dair bir endişeDoğaya sadece beşeri ihtiyaçların tatminine uygun kaynak gözüyle bakarKimi zaman geleneksel ideolojilerle birlikte ifade edilir (eko- liberalizm vb.)DİĞER İDEOLOJİK GELENEKLERDini Fundamentalizm (Kökten dincilik)Siyaseti ve aslında kişisel ve sosyal varoluşun tüm boyutlarını dini doktrinin ‘vahyedilmiş hakikatine’ göre ikinci sırada görmesiSiyasi ve sosyal hayat kutsal dini metinlerdeki ifadelerin harfi harfine uygun örgütlenmeliBu haliyle başlı başına bir ideolojiÇeşitli şekilleriyle dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkmış

İdeoloji Videoları

  • 3
    2 ay önce

    İdeoloji nedir? Modası geçti mi?

  • 3
    2 ay önce

    İdeoloji Nedir? Marksizm-Komünizm ve Faşizm Felsefesi

İdeoloji Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

İdeoloji Ek Bilgileri

  • 0
    2 yıl önce

    İdeoloji Nedir?
    Siyasî veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukukî, bilimsel, felsefî, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
01 | İdeoloji
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)